Milattan Önce Anadolu'da Türkler

3 Ekim 2013 Perşembe


Türkler Anadolu'ya 1071 Malazgirt Zaferi ile yerleşmeye başladılar. Daha bilinir bir ifadeyle, Türklere Anadolu'nun kapıları Malazgirt Zaferi ile aralanmıştır. Peki ya daha önce Anadolu'da Türkler yok muydu? Bilinen kalıplaşmış bilgilerimiz bu soruya "hayır" cevabını  vermemize sebep olabilir ancak, biraz kalıplarımızın dışına çıkıp tarihe dikkatlice baktığımızda Anadolu'da 1071'den önceki Türk varlığını kolaylıkla görebiliriz. Malazgirt Zaferi, siyasî açıdan Türklere Anadolu'nun kapılarını açtı ancak, kültürel ve sosyal açıdan o kapılar daha önce de aralanmıştı.


M.Ö 3000-M.S 1000 Arası Anadolu'da Türkler

Saymalıtaş Kaya Resimlerinden Biri, Kırgızistan.
Son dönemlerde ortaya çıkan çalışmalar, Anadolu Türk tarihini yeniden yorumlama gereğini doğuruyor. Araştırmacılar, Sibirya'dan Orta Asya'ya, Azerbaycan'dan Anadolu'ya yayılan belli stillerdeki kaya resimlerini ve Göktürkçe cümlecikleri tespit ettiler. Kırgızistan'da Saymalıtaş kaya resimleri alanında bulunan binlerce kaya resminin hemen hemen aynıları ile Anadolu'da Ankara/Güdül/Salihler Köyü'nde, Ordu/Mesudiye/Esatlı Köyü'nde, Kars/Kağızman/Camuşlu Köyü'nde, Erzurum/Karayazı/Cunni Mağarası'nda, Hakkari/Yüksekova/Gevaruk Yaylası'nda ve Anadolunun daha bir çok yerinde karşılaşmak gayet mümkün.


Ankara/Güdül/Salihler Köyü'ndeki Kayalarda
Kayı Damgası
Türkler için yükek alanlar her zaman kutsal bölgeler olarak kabul edilmiş, ibadet yerleri olarak kullanılmıştır. Bu bölgelerin Orta Asya'daki benzerleri Anadolu'da da mevcut. Anadolu'daki yüksek yerler, buraya takriben M.Ö 3000 ila M.S 1000 yılları arasında gelen Türklerin ibadet yerleri olarak kullanılmış, buradaki taşlara onlar tarafından dini ayin resimleri ve dua-dilek cümlecikleri işlenmiştir. Bu yazıların Osmanlı döneminde de yazılmaya devam edildiği tahmin ediliyor. Bu yazıtların niçin Türklere has olduğu sorusuna araştırmacılar üç delil ile cevap vermekteler. Birincisi, bu kaya resimlerinde görülen tarz ve teknikler başka toplumlarda görülmemektedir. İkincisi bu resimlerin yanlarına serpiştirilen yazılar Türkçe'dir. Üçüncüsü ise, bu resimlerin arasında Kaşgarlı Mahmud'un Divan-ı Lügâti't-Türk'te tasvir ettiği Türk boyları damgalarına sık sık rastlanmaktadır. Bu kaya resimlerinin işaret ettiği Anadolu'daki 1071 öncesi Türk varlığının siyasî bir yapısının olmadığı, yalnızca kültürel ve sosyal bir özelliğe sahip olduğu da belirtilmelidir.
“ İletir ak er Azer Eli'nden, ferahlat erin hastalığını,
İlaç uzat, işit andını babacığım, ayın eşi ay, gönder erin huzurunu, el uzat iyileştir hastalığını.
Kurtar! Yüreği inançlıdır, inan, çare uzat, kulunu düzelt! Ateşlenmişin hastalığı şeytanın kötülüğü, al kötülüğü şimdi, tükense kötülük!
Ay yoldaşın hastalığıdır Ay, alıp götür hastalığını, sevgili eri iyileştir, ilacını uzat. İşit erin anasını sevgili Rabbim...

İnan ey, Ay'ın tarafındadır boyu, kurtar ey Yasef'i.

(Anadolu kaya resimlerinin arasındaki kısa bir yazıta yapılan okuma teklifi.
)




Kaynaklar: 
Servet Somuncuoğlu, Sibirya'dan Anadolu'ya Taştaki Türkler, İstanbul 2010
TRT, Damgaların Göçü Belgeseli
TRT, Taştaki Türkler Belgeseli
TRT, Karlı Dağların Ardındaki Sır Belgeseli

* * *

(KAYNAK: http://www.tariheyolculuk.org/2013/04/milattan-once-anadoluda-turkler.html )



0 yorum:

Yorum Gönder