TARKANDEMOS MÜHÜRÜ

24 Şubat 2012 Cuma
Ön-Türkler Anadolu’ya birkaç koldan gelmişlerdir. Bir kısmı kuzey doğudan, bir kısmı güney doğudan ve bir kısmı da kuzey batıdan, Trakya üzerinden gelmişlerdir. Ama, hepsi de aynı kültürün farklı kolları oldukları için birbirlerinden bağımsız şehir devletleri kurup barış içinde yaşamlarını sürdürdüler.


Anadolu adının Ana-dolu şeklinde yorumlayanlar olmuştur. Çok da yanlış sayılmazlar, çünkü Anadolu tanrıçalar ve kadın yöneticiler toprağı olmuştur. Pek çok ana tanrıça adının Anadolu’dan çıktığı biliniyor. Fakat, ben biraz farklı bir yorum yapacağım.


Anadolu sözü ANA-OT-OL-ÖYÜ sözlerinden oluşmuştur ve anlamı da /Ateş anaların olduğu bölge/ demektir. Zaten böyle olduğunu Anadolu’nun Yunanlılar tarafından telaffuz şeklinden daha iyi anlıyoruz. Yunanca Anadolu ANATOLIA olup asıl şeklin ANA-OT-OL-ÖYÜ => ANATOLYA => ANATOLU => ANADOLU olduğu görülmektedir.


Kimdi peki bu ateş analar? Bunlar Anadolu’da birçok şehir kurmuş ve o şehirlere ANA adını katarak bir anaerkil kültür olduklarını belirtmişlerdir. Örnek olarak ANKARA adı ANA-OK-ARA kök sözcüklerinden oluşmuş olup anlamı /OK anaların arasında kalan bölge/ olmaktadır. Sonradan Bizans döneminde Ankira şeklinde dönüşmüştür.


Keza, ADANA adı ATA-ANA olup, açıklama bile gerektirmeyen bir anlama sahiptir. Bir diğer şehir AMASYA adı AMA-AS-ÖYÜ /AS ana bölgesi/ demektir. AS halkının doğudan geldiği ve ASYA adının AS-ÖYÜ demek olduğunu açıklamıştım.


Daha da ilginci İZMİR adının kökenidir. İzmir adı Yunanca Zmirna olup AS-HİR-ANA => AZMİR-ANA => ZMİRNA => İZMİR şekillerinden dönüşüme uğramıştır. HİR sözünün Çuvaş Türkçesinde KIZ demektir. Şu halde İzmir şehrini kuran KIZ-ANA, AS boylarından Çuvaşça konuşan, AMAZON kadınlarıdır. Bu isim dahi köken olarak AMA-AS-ON => AMAZON şekline bağlanır ve /Güneş AS anası/ demektir. ON kök sözünün hem güneş hem de evren anlamına geldiğini görmüştük.


MÖ. 5. yüzyılda yaşamış olan tarihçi Herodot Amazonlar ile Sarmatların aynı halk olduğunu, daha doğrusu Sarmatların Amazonların torunları olduğunu söyler. SARMAT adı da AS-OR-AMA-OT => SARMAT şeklinden türemiştir. OR, yüksek veya büyük demek olup Sarmat adının anlamı /Ateşe (Güneşe) tapan büyük AS ana/ demektir. Heredot Sarmatları, Sauromatae şeklinde yazmıştır ki bu yazılışta Sauro sözünde AS-OR şekli belirgindir. (Kaynak: Herodot tarihi, sayfa 110-117)


Heredot, Sarmatların ve Amazonların dilini Sakaların diline eş tutar. Saka adını AS-OK kök sözcüklerinden türediğini söylemiştim. Üstelik Herodot , Sarmatların anaerkil bir toplum olduğunu ve kadınlar tarafından yönetildiğini de belirtir. Şimdi buna bir kanıt olarak resimde görülen paraya bakmanızı istiyorum. Resimde uzun etekli, uzun saçlı ve küpeli olarak görülen şahıs erkek değil, bir kadındır. Daha doğrusu, erkek gibi savaşçı bir kadın yöneticidir. Elindeki asa da zaten bunu belirtiyor.


Tarkandemos mühürü olarak bilinen bu gümüş para üstünde çevrede çivi yazısı ortada Hitit damgaları görülüyor. Demek ki o dönemde Sümer çivi yazısı halen etkinliğini sürdürüyordu ve Anadolunun Hurri ve Hitit kökenli halkı hem damga yazısını hem de çivi yazısını kullanıyordu.


Bu yazı: TAR-RİK-TİM ME-SAR-MAT ER-ME , şeklinde okunmuştur. (Kaynak: Türk Dilinin Beşbin Yılı, Selahi Diker, sayfa 169, İzmir)


Selahi Diker bu ifadeyi /Oturuktım men Ser Mata Arim/ şeklinde okumuştur. Oysa ki bu yazıyı ben de şu şekilde yorumluyorum:


TUR-OK-TIM AMA SARMAT ERİM , yani /Ben TUR-OK idim ama Sarmat eriyim/. Açıkça kökeninin TUR-OK = Türk olduğunu söylüyor ve şimdi Sarmat eri olduğunu belirtiyor. Burada –TIM takısı açıkça /idim/ anlamındadır ve ME sözcüğü de AMA anlamı taşıdığını, İsveççe halen /MEN/ sözünün ama demek olduğundan anlıyoruz. Demek ki yazı türünden çok konuşulan dil önemlidir.


Ayrıca Tarkondemos adının da TUR-OK-ON-DAN olduğu görülüyor. TUR-OK-ON => TARKAN olmuştur. Bu mührün sahibi tam olarak TUR-OK olmasa da onlardan olduğu, onların torunu olduğunu belirten –DEN veya –DEM takısı da adına eklenmiş bulunuyor.


Saka boyları kuzey batı Avrupa bölgelerine de gitmişler ve Çuvaş Türkçesinden Fin ile Viking dillerinin oluşumuna katkıda bulunmuşlardır. Hun’ların, Gagavuzların ve Peçenek’lerin aynı kökten türeyen boylar olduklarını biliyoruz. Zaten Gagavuz = GÖK-OĞUZ sözlerinden oluşmuş bileşik bir isimdir. Keza HUN sözü OKH-ON (Evrenin OK halkı) demektir. Peçenek adı da ABA-EZEN-OK => BEZEN-OK => PEÇEN-OK => PEÇENEK dönüşümlerine uğramıştır.


ABA-EZEN sözleri ABA = BABA ilişkisinden /baba ezen/ demek olup bu özellik erkek düşmanı savaşçı Amazon kadınlarına ait bir sıfattır. Bu sözün BEZEN haline dönüştüğünü Peçeneklerin ülkelerine BEZENYÖ = BEZEN-ÖYÜ demelerinden anlıyoruz. Peçenek ülkesi ise bugünkü Macaristan ve Romanya topraklarıdır.


ABA-EZEN sözünden ABAZA ve ABHAZ adları da türemiştir. Abaza halkının yaşadığı bölge kuzey Kafkasya olup bölgeye ABAZA-ÖYÜ => ABHAZİYA denmektedir. Kafkas adı da OK-AS => KOK-AS => KAUKAS => KAFKAS dönüşümleri geçirmiştir.




DOÇ DR. HALUK BERKMEN






KAYNAK: http://www.yenidenergenekon.com/90-tarkandemos-muhuru/



0 yorum:

Yorum Gönder