Potlaç Geleneği Unutulmamalı

13 Eylül 2011 Salı

“Potlaç” kavramını ilk kez 1968 yılında lise son sınıfta sosyoloji öğretmenim Mediha Esenel‘den duymuştum. Mediha Esenel, ünlü bilim insanlarımızdandır. Niyazi Berkes‘in eski eşiydi. Türkiye’nin ilk bilimsel köy sosyolojisi çalışmalarını gerçekleştiren kişiydi. Hayattaysa saygılarımı ve sevgilerimi iletiyorum. 


Bir yıl boyunca anlattıklarından “potlaç”ı bunca yıldır unutamadım.
Mediha Esenel‘in 43 yıl önce anlattığına göre, eski Türklerde yöneticilerin mal biriktirmesi “potlaç”uygulmasıyla engelleniyordu. Geleneğe göre, kağan yıl boyunca ganimetlerden ve diğer kaynaklardan bir birikim yaparmış. Daha sonra da bir gün bir ziyafet düzenlermiş. Bu ziyafet sonrasında, kağanın ve hatunun üzerindeki giyecekler dışındaki tüm mal varlığı, halk tarafından paylaşılırmış.


Potlaç, toplumsal adaletsizlikleri engellediği gibi, rüşveti ve yöneticilerin hırsızlıklarını da önlermiş. Bütün yıl boyunca çalarak çırparak biriktirdiklerinin elinden alınacağını, kimseye miras bırakamayacağını bilen bir yönetici hırsızlık yapar mı, rüşvet alır mı?..
-Keşke eski Türklerin bu müthiş geleneği konusunda saha kapsamlı araştırmalar yapılsa. Ben bilimsel sosyalizmi, üretim araçları üzerinde toplumsal mülkiyeti, sınıfsız ve sömürüsüz bir Türkiye ve dünyayı savunuyorum.
Sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya kurulurken, binlerce yıl önce ortaya çıkmış ve sınıflı toplumun pekişmesiyle ortadan kalkmış bu güzel geleneğimiz de unutulmamalı.
İşin ilginç yanı, bu potlaç uygulaması ABD’ye de taşınmış.
Kızılderililerin kilim desenleri ile Orta Asya kilim desenleri arasındaki benzerlik ve ortak sözcükler bilinir.
Ortak sözcüklerin ötesinde, potlaç uygulaması gibi bir başka ortaklık da söz konusu.
Bazı kızılderili kabilelerinde de potlaç var. Sözcük bile aynı: “Potlach”.
ABD’li antropologlar, “potlaç” sözcüğünün “vermek” veya “hediye” anlamına geldiğini ileri sürüyor.Kızılderililerin potlacının ana amacı da birikimi paylaşma. Bu paylaşım danslı bir törenle gerçekleştiriliyor.
Kwagu’l kabilesinin şefi O’waxalagalis, antropolog Franz Boas‘a potlaç konusunda şunşarı söylemiş: “Kanunlarımız bizim dans etmemizi emrettiğinde, dans edeceğiz; ve kalplerimiz ziyafet vermeyi istediğinde ziyafet vereceğiz. Beyaz adama, kızılderilinin yaptığını yap’ diyor muyuz? Dansetmemizi emreden katı bir yasadır. Malımızı arkadaşlarımız ve komşularımız arasında paylaştırmamızı emreden katı bir yasadır. Bu iyi bir yasadır. Beyaz adam kendi kanunlarına uysun; biz kendi kanunlarımıza uyacağız. Eğer şimdi bizim dans etmemizi ysaklamaya gelmişseniz, defolup gidin. Eğer böyle değilse, hoşgeldiniz.”


Potlaç,Kanada
‘da 1884 yılında, ABD‘de ise 19. yüzyılın sonlarında yasaklandı. Gerekçe, “yararsız bir adet” olduğu, “medeni” değerlerle çeliştiği, israfa yol açtığıydı. Kapitalizm, ilkel komünal toplumdan kalma bir uygulamayı tehdit olarak algılıyordu.
Emperyalizme ve kapitalizme karşı mücadele ederken, atalarımın bu güzel geleneğiyle gurur duyuyorum.

Yıldırım KOÇ / AYDINLIK(*)
* * *
Bu makaleye burada şöyle bir alıntı(**) ile katkı yapalım: 


ESKİMOLARDA DA DURUM PEK FARKLI DEĞİL


"Beyaz balina gibi büyük hayvanlar hakiki ortak mülkiyettir, herkesin ne gereksiniyorsa alma hakkı vardır; bu düzen kıtlık sırasında tüm yiyecekler için geçerlidir." "Açlık ve bolluk paylaşılır." Maksimi, Eskimoların bölüşüm ilişkilerinde birbirlerine karşı takındıkları moral tavrı yetkinlikle ifade ediyor. 


Obalar arası ziyaretler armağanlaşma şenliği gibidir. Armağan vermek, verilen kişiyi akraba yakınlığına yükseltir. Caribou Eskimoları armağanlaştıklarına akraba olmasalar bile "yeğen" derler. Kuzey Alaska kıyı Eskimolarının yaşama koşulları Kuzeybatı Amerika kıyı Kızılderililerine benzer ve onlardan kültürce kuvvetle etkilenmişlerdir. Onlar gibi görece oturgan bir yerleşim görüntüsü sergilerler. Kimi aileler av ve kara memelilerini avlamak için yaz kamplarına taşınırlar, diğerleri kış köylerinde kalıp deniz memelilerini avlarlar. 


Eskimolarda şeflik kurumsallaşmamıştır. Çalışkanlığıyla, cömertliğiyle, ustalığıyla, konuşmacılığıyla, deneyimliliğiyle ve barışçılığıyla toplumsal saygınlık kazanan kişi önder konumundadır; öğüdü dinlenir fakat itaat edilmez. 


Ama Alaska Eskimolarında durum biraz değişik. Oba içerindeki en geniş aile başı tüm obaya önderlik ediyor. Daha çok birikim yapan ve birikimini cömertçe dağıtan geniş aile diğerleri arasından sivrilir. Bölüşüm, kendisinin ve ailesinin özel ayrıcalığı olmayan şef tarafından tüm obayı oluşturan bireyler arasında yapılır. Şef şenlikler düzenler, ritüel ve törenleri yönetir. Örneğin Aliutların cenaze şölenlerinde, şölene katılanlar yıllarca biriktirdikleri kürk, çeşitli araç gereç gibi zenginliklerini birbirlerine armağan ederler. Bu şölenler Kuzeybatı Kıyı Kızılderililerinin potlaç senliklerini andırır; en fazla veren, en yüksek toplumsal prestij edinir.




(**)http://www.ekolforum.com/forum/blogs/mezzaluna/eskymolar-29/


0 yorum:

Yorum Gönder