OK MOTİFLERİ

21 Nisan 2011 Perşembe
Maya-Mısır-Asya-Anadolu Ortak Kültürü-8

2000 yılının bir yaz günü Nelson Jecab ABD doğu yakasındaki New Jersey kıyısında güneşlenip denize girmeye hazırlanıyordu. Birden yerdeki çakıl taşları arasında gözüne farklı bir yuvarlak taş ilişti. Eğilip aldığında üzerinde Malta haçına benzer bir şeklin bulunduğunu ve yassı olan taşa bir de küçük delik açılmış olduğunu gördü. Çarpan dalgalar taştaki şekli oldukça aşındırmışlardı fakat şekil belli oluyordu ve tesadüfen oluşmuş bir şekil olmayıp insan yapısı olduğu kesindi. Haziran 2001 yılında bu taşın fotoğrafını yayınlayan ANCIENT AMERICAN dergisi (Cilt 6 , sayı 39, sayfa 22) şu yorumu yaptı:


“Öyle anlaşılıyor ki Malta Şövalyeleri gemilerle Amerika kıyısına kadar gelmişler ve içlerinden biri bu boyuna asılan takıyı düşürmüş olmalıdır.”


Öncelikle, Malta şövalyeleri zamanında metal işçiliği oldukça gelişmişti ve böyle bir boyun takısını taştan değil, metalden yaparlardı. Ayrıca bu motife benzeyen örneklere hem kuzey hem de güney Amerika yerli kültürlerinde rastlamak mümkündür. Şu halde, taşı oluşturmuş olan kültür Malta şövalyelerine ait olmayıp, doğrudan Asya’dan göç edip gelmiş olan Ön-Türk kültürüdür.



Yandaki şekilde de aynı görüntüyü bir Toltek takısında buluyoruz. (Kaynak: Wonders of the Ancient World, National Geografic Atlas of Archeology,sayfa 269.) Takıdaki ince işçiliğe ve ileri kakma tekniğine dikkatinizi çekmek isterim. Bu iki örnek batılı insanların ne derece bağnaz olduklarını ve buldukları her tarihi kültür kalıntısına sahip çıkmaya çalıştıklarını göstermektedir. Aynı durum dil konusunda da vardır. Nostratic adlı dille uğraşan dilci batılılar asla Türk adını ve Ön-Türk dilini ağızlarına almıyorlar. Bırakın Türkçeyi, tüm Altay dillerini yok saymaya başladılar. Varsa yoksa Euroasiatic adını verdikleri bir büyük dil ailesi ve bu dil ailesinin asıl önemli temsilcisi Hint-Avrupa dil gurubu.

Bu konuda RECONSTRUCTİNG PROTO-NOSTRATIC adlı bir kitap yazmış olan Allan Bomhard, sadece kök dilin Nostratic olduğunu iddia etmemekte, üstelik Proto-Nostratic adlı hayali bir dil üretmektedir. Elbette ki üretirken asıl temel aldığı diller Hint-Avrupa dilleridir. Bu kitabın CD’si elime geçti ve orada dilin kaynak bölgesi olarak Asya kıtası değil, Anadolu gösterilmektedir. Böylece Türk dilleri kaynak olmaktan çıkarılmış durumdadırlar. Hatta daha da acısı, Türkçe ile herhangi bir ilişki bile çok az ve Hint-Avrupa dillerinden alıntı olarak gösterilmektedir. Eurasitic dil gurubunun çıkış bölgesi olarak Anadolu'yu seçmekle Hind-Avrupa dillerine de bir vatan üretilmiş olmaktadır. Böylece, Asya Ural-Altay dillerinin bu bölgeden yayılım sonucu oluştukları görüşü desteklenmiş olmaktadır.

Asya kültürleri büyük çapta yarı göçer olduklarından geriye fazla miktarda yerleşik merkezler kalmamıştır. Ancak halılardaki motifler günümüze kadar geleneksel bir aktarımla gelebilmişlerdir.


Resimde, halılardaki OK motifleri görülmektedir. Bu motifler ok silahını değil, kutsal yönetici OK kişiyi simgeliyorlar. Her biri Tengri damgasının ortasındaki OK simgesinin değişikliğe uğramış ve stilize edilmiş görüntüleridir. Tengri damgasının dairesi aynı zamanda güneşi simgeler. Bu güneş simgesini de Amerika yerli halkı bol miktarda kullanmıştır. Özellikle yöneticiler kıyafetlerinde ve takılarında bu simgeyi kötü ruhlardan korunmak ve kendilerinin kutsal varlıklar olduklarını göstermek için Güneş Tanrı kavramını aktaran simgeleri kullanmışlardır.





Kızılderili Vaşak Reis

Yandaki resimde Kızılderili Vaşak reis görülüyor. Bu resimde başındaki tüylü takı güneşi simgeliyor. Tüyler de güneşin ışınlarını. Boynunda ise yine güneş simgesi olan bir takı asılı duruyor. Yani şu mesajı vermek istiyor:



“Ben Güneşin oğluyum ve Güneş gibi etrafıma ışık saçarım. Güneş tanrı beni kötü ruhlardan korur ve bana güç, kuvvet verir.”


                  
Maya Tanrısı Kukulkan

Maya kültüründe de Güneş Tanrı en önemli tanrı olmuştur. Kukulkan her ne kadar /tüylü yılan/ demek olsa da, yerde sürünen bir yılan olmayıp göksel kutsal, güçlü tanrıyı simgeler. Resimde vücudu ve ayakları yılan gibi, fakat başı tüylü olarak gösterilmiştir. Kukulkan adı Ön-Türkçe kökenli bir sözcükten dahi dönüşmüş olabilir. Kukul ile OKLUK sözcükleri arasında oldukça büyük bir benzerlik vardır. Okluk sözünde /ok taşıyan/ ve hatta bir yılan gibi zehirli ok atabilen anlamları gizlidir. Ayrıca OKLUK /yönetici OK boylarına ait/ anlamı dahi bulunabilir.

Kan sözü ise Türkçe Han olarak dönüşmüştür, çünkü Ön-Türkçe aslı KHAN’dır. Bu KH sesi üzerinde duracağım. Zamanla bizim Türkçe’mizde Han olur iken Maya dilinde Kan haline dönüşmüştür. Türk yöneticilerine KAGAN dendiğini hatırlatmak isterim.


Doç. Dr. Haluk BERKMEN


0 yorum:

Yorum Gönder