Zeki Velidi Togan'ın hayali ve Çin'in önerisi

4 Mart 2010 Perşembe
Ankara Üniversitesi’nde düzenlenen Avrasya Sempozyumu’nda konuklardan biri Çin Halk Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı İao Junzheng idi.


Müsteşar, Çin’in dünyanın üçüncü, Türkiye’nin ise dünyanın 16. büyük ekonomisi olduğunu hatırlattı ve “2023 yılında Türkiye’nin ilk 10 ekonomi arasına girmesi bekleniyor” dedi. Avrasya bölgesinin kalkınması için yeni bir “İpekyolu” oluşturulması gerektiğine işaret eden Junzheng, “Avrasya’da hâlâ etkin bir ulaşım yok. Avrasya ülkeleri arasında demir yolları tam olarak kurulabilmiş değil. Yeni bir İpekyolu ile bölge ülkelerini bir araya getirerek, ekonomik kalkınmada yeni bir ivme sağlayabiliriz. Türkiye’nin komşu ülkeleriyle demir yolu inşaatında işbirliği sağlaması gerek” dedi.


* * *


Türkiye ve Türkistan’ı demiryolu ve karayolu ile birbirine bağlamak hayali, Prof. Dr. Zeki Velidi Togan’a aitti. Eserlerinden birinde uzun uzun bu hayalini anlatır. Sempozyumu katılımı ile destekleyen 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de “İlk yapmamız gereken iş, Londra’yı Pekin’e bağlayacak demiryolu ve karayoludur” dedi. Demirel, dışarıda en çok öğrenci okutan ülkenin Çin olduğuna dikkat çekti. Çin’in 22 milyon, ABD’nin 17 milyon, Türkiye’nin 2.5 milyon üniversite öğrencisi olduğuna dikkat çekerek, “Peygamberimiz, ‘İlim Çin’de de olsa gidip bulun’ demişti. Şimdi Çin, ilim nerede ise gidip buluyor” diye konuştu.


İkinci oturum konuşmacılarından CHP İstanbul milletvekili Onur Öymen, Çin’in yurt dışında okuttuğu öğrenci sayısını 400 bin olarak verdi.


Demirel, Çin’in bugünkü ekonomik başarıya Deng dönemindeki kararlar sonucu ulaştığını anlattı. Demirel, Deng’in “Kedinin siyah ya da beyaz olması fark etmez. Kedinin fare tutması gerekir” diyerek, ideolojik önyargılarla değil akılla hareket etmek yolunu açtığını hatırlattı.


Demirel, konuşmasının önemli bölümünü Türk Dünyası’nın kültür birliğine ayırdı ve özellikle Ahıska Türkleri’nin vatanlarına dönüşü, vatanlarına dönen Kırım Türkleri’nin ev yapma mücadelesi ve Gagauz Türkleri’nin durumunu anlatırken hüzünlendi. Demirel, “Adam mühendis ama kendi evini kendi elleriyle yapıyor. Biz de Türkiye olarak Kırım’da bin tane ev yaptırdık” dedi ve sözlerini Dede Korkut’un “Gölgeli ağacın kesilmesin, Taşkın akan güzel suyun kurumasın. Kanatların uçları kırılmasın” diye başlayan duası ile bitirdi.


* * *


Birinci oturumda konuşan emekli Orgeneral Edip Başer, Avrasya değerlendirmesinden sonra “Türkiye çok dikkatli, duyarlı ve sağlam duran bir ülke olmayı hedeflemeli. Bunun için Cumhuriyetin temel değerlerine sahip çıkmak ve kendini güçlü kılan değerlerini sapasağlam ve güçlü kılmak gerekmektedir. Aksi takdirde kurtlar sofrasında Türkiye’nin şansı olmayacaktır. İnsanlar, içinde yaşadığımız günlerde olup bitenlerden dolayı kaygılı, ümitsizliğe kapılmış durumda. Ben ümitsiz değilim. Ümitsizliğe kapılmaya hakkımız yok. 19 Mayıs 1919’dakiler ümitsizliğe kapılmadılar” dedi.


Aynı oturumda konuşan eski Ulaştırma Bakanı Prof. Dr. Enis Öksüz, Türk Dünyası’nın ilk işinin ortak alfabe olması gerektiğini, İpekyolu’nun başlangıcı sayılabilecek Kars-Tiflis, Ahılkelek demiryolu için ilk adımların kendisinin bakanlığı döneminde atıldığını bildirdi.


Bu arada, 2010 yılının Başkurt Cumhuriyeti tarafından “Türk Dünyasında Zeki Velidi Togan Yılı” olarak ilan edildiğini de bu vesileyle hatırlatalım.

 

ARSLAN BULUT / YENİÇAĞ GZT. / 4 Mart 2010

* * *

Zeki Velidi Togan Kimdir?

Zeki Velidi Togan (Başkurtça: Әхмәтзәки Вәлиди, bazen Validi) (d. 10 Aralık 1890– ö. 26 Temmuz 1970) Tarihçi, Türkolog, Başkurt devrimi ve bağımsızlık hareketi önderi. Asıl adı Ahmet Zeki'dir. Rusya'da iken Validov soyadını kullanmış, Türkiye'ye geldikten sonra Togan soyadını almıştır. Togan Orta Asya Türkçesinde Doğandır.


Rusya yılları
10 Aralık 1890 tarihinde Başkurdistan'ın İsterlitamak'a bağlı Küzen köyünde doğdu. Daha ilk mederse tahsilini yaparken bir yandan da özel Rusça dersleri alıyordu. Öğretmen olan annesinden Farsça öğrenmeyi de ihmal etmiyordu. 1902 yılında orta tahsil için Ütek'e bulunan dayısı Habib Neccar'ın medresesine gitti. Buradaki öğrenimi sırasında Arapça dersleri alarak dil bilgisini geliştirdi.


1908'de köyünden kaçarak Kazan'a gelip burada özel dersler aldı. Bu arada Katanov ve Aşmarin gibi bilginlerle tanıştı. 1909 yılında mezun olduğu Kasımiye medresesine “Türk Tarihi ve Arap Edebiyatı Tarihi Muallimi” oldu. 4 yıl süren bu öğretmenliği sırasında 1911 sonlarında yayınladığı Türk ve Tatar Tarihi adlı kitabı sayesinde meşhur olmaya başladı. Bu eserin iyi yankıları sayesinde Kazan Üniversitesi Arkeoloji ve Tarih Cemiyeti'ne aza seçildi.


Akademik çalışmalar

1913 yılında Fergana'ya, 1914 yılında Buhara'ya araştırmalar yapmak için gönderildi. Fergana'da Yusuf Has Hacib'in 11. yüzyıla ait Kutatgu Bilig adlı eserinin bir elyazması nüshasını buldu. Bu seyahat neticelerine ait hazırlamış olduğu raporlar başta Petersburg Arkeoloji Cemiyeti olmak üzere Kazan ve Taşkent Arkeoloji cemiyetleri mecmualarında yayınlandı. Bu arada Prof. Katanov'un şimdi İstanbul Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü'nün esas nüvesini teşkil edecek olan kitaplarının Türkiye'ye gönderilmesine vesile oldu.


Siyasi yaşamı
Daha sonra Rus Millet Meclisi Duma'da Ufa Müslümanlarının temsilcisi olarak bulunmak üzere Petersburg'a gitti. Bilimsel çalışmalarına siyasî çalışmalarını da eklemiş oluyordu. Bu sırada Bolşevik ihtilâli patlak verince o da Türklerin durumunun düzelmesi için mücadeleye girişti.


Bolşevik İhtilâli'nden 22 gün sonra 29 Kasım 1917 tarihinde Başkurdistan ilinin muhtariyeti ilan edildi. Örenburg'u 18 Şubat 1918 tarihinde işgal eden Bolşevikler onu tutukladılarsa da 7 Haziran 1918 tarihinde hapisten kaçtı. Başkurt hükümeti kurulduğunda Togan, Harbiye Nazırı oldu. Bundan sonra Lenin, Stalin ve Troçki ile defalarca görüşütü fakat olumlu sonuç alamayınca Türkistan'a çekilip orada mücadeleye karar verdi.


Basmacı hareketi
1920-23 yıllarında Türkistan'da amansız bir mücadeleye girişti ise de başarılı olamadı. Basmacı Hareketi'nin içinde bulundu. Türkistan Millî Birliği'nin kurucusu ve ilk başkanıdır.


Türkiye'ye geliş
Paris, Londra ve Berlin'deki bir çok Orta-Asya tarihçisi onunla çalışmak istemesine rağmen, devrin Türkiye Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi, Fuad Köprülü, Rıza Nur, Yusuf Akçura'nın istekleri sayesinde Türkiye'den davet aldı.


20 Mayıs 1925 tarihinde geldiği Türkiye'de, Maarif Vekâleti Telif ve Tercüme Encümeni'ne tayin edilmiştir. O zamanki Ankara'nın kitap açısından yetersiz olması yüzünden kendi isteği ile İstanbul Darülfünun'u Türk Tarihi Müderris Muavinliği'ne tayin edildi.


Bundan sonra İstanbul ve Anadolu kütüphanelerinde hummalı çalışmalarına başladı. Fakat, 1932 yılında I. Türk Tarih Kongresi'nde tıp doktoru Reşit Galip'in sunduğu Orta Asya'da iç deniz olduğu ve bunun sonradan kuruduğu konusu hakkındaki tebliğini eleştirince, Togan aleyhine bir kamuoyu oluştu. Kendisine takınılan bu kötü tutum üzerine ülkeyi terk etme kararını verdi.


Avrupa yılları
8 Temmuz 1932 tarihinde istifa ederek Viyana'ya gitti. 1935 senesinde Viyana Üniversitesi'nden felsefe doktoru ünvanı aldı.


1935-1937 yılları arasında Bonn Üniversitesi'nde, 1938-1939 yılları arasında Göttingen Üniversitesi'nde profesör olarak ders verdi.


Türkiye'ye dönüş
1939 yılında Millî Eğitim Bakanı'nın daveti üzerine tekrar Türkiye'ye geldi. İstanbul Üniversitesi'nde Umumî Türk Tarihi Kürsüsü'nü kurdu.


İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru 1944 yıllarında, Türkiye'de Sovyetler aleyhine faaliyet ve Turancılık suçundan tutuklanıp mahkeme edildi. Bu Irkçılık-Turancılık Davası sonucunda 10 yıl hapse mahkum edildiyse de Askerî Mahkeme kararı bozdu ve Togan beraat etti.


1948 yılında yeniden döndüğü üniversitedeki görevine ölümüne kadar devam etti. 1951 yılında İstanbul'da toplanan XXI. Müsteşrikler Kongresi'ne Başkanlık etti. Bu onun bilimsel alandaki şöhretini çok daha artırdı.


1953 yılında İstanbul Üniversitesinde İslam Tetkikleri Enstitüsü'nü organize etti. 1967 yılında kendisine Manchester Üniversitesi tarafından bir onur doktorası verildi.


Zeki Velidi Togan 26 Temmuz 1970'te İstanbul'da vefat etti.


Oğlu Subidey Togan, Bilkent Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisat Bölüm başkanlığı yapmış iktisat profesörü, Kızı İsenbike Togan Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde tarih profesörü, diğer oğlu Emre Togan Harvard Üniversitesi'nde akademisyendir.


http://tr.wikipedia.org/wiki/Zeki_Velidi_Togan

0 yorum:

Yorum Gönder