Türkler kimdir?

8 Şubat 2010 Pazartesi
"Temel soru, eminim hepimizin beyninde tüm yaşamımız süresince sürüp gelen soru: Biz Türkler kimiz?

Kendimizi, yaklaşık 1500 sene öncesinde başlayarak, /Orta Asya'dan kopup gelen/ bir toplum olarak tanımlamayı ben yeterli bulmuyorum. Antropolog değilim, eski uygarlıklar uzmanı değilim. Ama benim de kendime göre bir aklım, bir aklı yürütme yeteneğim ve okuma, gezme, öğrenme gibi alışkanlıklarım var.


Dünya insanlarının büyük bir bölümünün Orta Asya orijinli olduklarını iddia etmem ama öte yandan da, (yanlış hatırlamıyorsam) New Mexico'da bir Kızılderili müzesindeki bir belgeden, MIZRAK kelimesinin o bölgenin Kızılderili dilinde ATLATL olduğunu öğrendiğimi ve de o belgenin fotografını bile çektiğimi de (ve hala sakladığımı) unutmam. Meksika'da, Orta ve Güney Amerikalarda yığınla bilmem ne TEPE'yi ziyaret ettiğimi veya gördüğümü de hatırlarım.
Daha yakınlara gelirsek, Latvia'da başkent Riga'nin biraz dışında yaşamış farklı bir kabilenin müzesini dolaşırken, onların orijinal dillerinde yazılmış yazılarda bir miktar Türkçe kelime gördüğümü (ve gene fotoğrafını çektiğimi) hatırlarım.

Biraz daha yakına gelirsek, Macarların /Cebimde on elma var/ yerine /Tiz alma var a zsebemben/  dediklerini not defterime kaydettiğimi hatırlarım. Bizim /ana/mızın onların /anya/sı olduğunu ve hatta ve hatta, biz nasıl /ana/
'm' harfi ekleyerek /anam/ yapıyorsak, Macarların da /anya/yı aynı ekleme ile /anyam/ yaptıklarını hatırlarım, Ve bunların büyük bir çoğunluğu zaten bilinen şeylerdir. Tarihte de çok gerilere gittiğimizde, bazı şaşırtıcı bilgiler dikkatimi çeker. Sümer uygarlığı üzerine çalışmaların en önde gelen isimlerinden Samuel Kramer'in /Tarih Sümer'de başlar/ kitabından bir kaç dikkat çekici alıntı:



. . . ilkel Sumerli fatihlerin Aşağı Mezopotamya'ya ilk gelişleri
M.Ö dördüncü bin yılın son çeyreğinde gerçekleşmiş olmalıdır. . .(sayfa 294) . . . Transkafkasya ya da Hazar Denizi çevresinden sökün etmiş olabilecek bu ilkel ve olasılıkla da göçebe (Sümer) halk . . .(sayfa 288). . .


Aynı kitabin 446. sayfasında ilginç bir kelime: Sumerce kelime DiNGiR, 'tanrı' demek (Orta Asyaca Tengri).


Acaba, Kramer'in kitabının Sözlükçe'sinde verilen /deniz, su
tanrısının evi/ anlamına gelen Sumerce ABZU kelimesi ile,
Arjantin-Brezilya sınırındaki /büyük gürültülü su/ anlamına gelen IGUASU kelimesi arasında hiç mi ilinti yok? Bu küçücük Sözlükçe'de bile (kulağıma aşina gelmeleri açısından) bir kaç kelime hemen dikkat çekiyor. EN büyük tanri: ENlil. EN kahraman kral: ENmerkar. Eanna
(EVanna ?)
: An'in EVi. Edubba (EVdubba ?): Tablet EVi.



Sumeroloji bilimi 20. yüzyılın başlarında filizlenmeye başlamış.

Kramer'in çalışmaları ve yayınları 1950'lerin ürünleri. Daha
okunmamış binlerce çivi yazısı tablet var. Ve daha toprak altından çıkartılmamış belki de onbinlerce! İşte ben bu nedenle de Amerikanın Irak'ı bombalamasına çok kızıyorum. Bu bombalamalar (ve Irak müzelerinin talan edilmesi) Sumer ve Sümer öncesi tarihin izlerini yok ediyor ve 5 bin sene öncesinin gerçeklerinin öğrenilmesini imkansizlaştırıyor, zorlaştırıyor, süreci erteliyor.


Sümer uygarlığı sadece ve sadece son 100 sene içerisinde farkedilmeye başlandı. Güney Irak'ta Sumer uygarlığının ortaya çıkarılmaya başlandığı dönem, oralarda İngiliz hegemonyasının hüküm sürmeye başladığı dönemle örtüşür. Yani bölge İngiliz (ve Batılı) arkeologlara açılmıştır. Orta Asya'da ise arkeolojik çaışmalar (deyim yerindeyse) henüz başlamamıştır bile. Gelecek kuşakları çok sürpriz beklemektedir belki de.


Bugünkü bilgimiz çerçevesinde, ne hiç bir şeyi reddetmek, ne de bazı şeyleri empoze etmek doğrudur. O kadar çok bilinmeyen, bulunmayan var ki! Unutmayalım, TARiH'i ve uygarlığı Sümerlerle başlatan bulgular son 100 yılın bulgularıdır. Hiç bir şeye gülünüp geçilmemelidir. Hiç bir şey son cümle olarak algılanmamalıdır.


Saygılar, "


Diyor Nuri Akkaş...

...

0 yorum:

Yorum Gönder