AVRUPA, TÜRKLER ve ŞOK ARAŞTIRMALAR (1)

10 Şubat 2010 Çarşamba
“Tarih Türklerle başlıyor, kâğıdı Türkler buldu, Türklerin kökeni 16000 yıl öncesine gidiyor, Latin Alfabesinin temelinde Türkler yatıyor.” şeklinde birileri ısrarla konuşsa nasıl düşünürdünüz? Bütün öğrenilenin aksine bu açıklamalar tatlı bir şok olurdu herhalde. Bu iddiaların sahibi neredeyse tüm yaşamını bu araştırmalara vermiş bulunan Kazım MİRŞAN!


Açıklama bugüne kadar kabul edilmiş bir dizi tarih bilgisini toprağa gömerek yepyeni bir çığır açabilir.


Uygarlığın temelinde “yazı”nın olduğu bir gerçek. Bugüne kadar bilinen ilkyazının Sümerler tarafından bulunduğu şeklindeydi. Oysa işler Kazım Mirşan’ın bulgularıyla tümüyle değişecek gibi…


Bir başka çok ilginç konu ise Avrupa uygarlığını kuranların Etrüskler olduğunu Batılıların uzun süreden beri kabul etmiş olması gerçeği. Zira bu yeni tez Etrüsklerin Ön-Türkler olduğunu kanıtlarıyla belgelemeye çalışıyor.


Benzeri iddialarin bir başka sahibi ise Haluk TARCAN, diyor ki: “Latin Alfabesinin temelinde Ön Türkçe vardır, dolayısıyla evrensel uygarlığın kökeninde Türkler vardir.”


Türklerin Anadolu’ya ilk geliş tarihini 1071 olarak biliyoruz ancak TARCAN diyor ki Türklerin Anadolu’daki geçmişi en azından 16 bin yıl, başka bir teoriye göre en azından 10 bin yıl geriye gidiyor Türklerin varlığı.


Bu savları ortaya atan Kazım MİRŞAN ve Haluk TARCAN Batılı tarihçilerin birçok saptamalarının yanlış ve eksik olduğunu ısrarla vurgulayarak Türk dilinin 2 grup, 8 dal ve 41 lehçeden oluştuğunun ve bunların tümünü bilmeyen hiçbir bilim adamının yaptığı tarihi inceleme ve araştırmaların doğru sonuç veremeyecegi şeklinde.


Osmanlıca, halen kullandığımız ve konuştuğumuz Anadolu lehçesi kökünden uzak ve Arap/Acem etkisi altındadır. Dolayısıyla bu Türkçe ile yapılan araştırmalar sonuç vermeyecektir tarzı saptamalar da var, ayrıca.
Kazım MİRŞAN 10 ayrı Türk lehçesini mükemmel bilen, Kazak kökenli bir Türk…


MİRŞAN’In araştırma ve bulgularını en azından ciddiye alarak araştırmak gerekiyor ancak bugüne dek başta Üniversiteler olmak üzere ilgili kurumlar olayı geçiçtirmeyi yeğlemişler, Mirşan’ a göre.


MİRŞAN’a en büyük desteği veren Haluk TARCAN’ın bir başka savı da şu: “Batının dili kendine ait değildir, dili dışardan gelmiştir” “Hint-Avrupa dili” olarak dışardan gelmiştir, ancak bunun da kökeni tam belli değildir!


İkinci bir saptama ise Batı’nın hiçbir zaman bir din yapıcısı olamamasıdır. Dini de Mezopotamya’dan gelmiştir, yani Hiristiyanlık dışarıdan gelmiştir Avrupa’ya.


Üçüncü Sav: Yazı da Avrupa’nın kendine ait değildir. Yazısının da Finike’den geldiği varsayılır oysa yazısı da direkt olarak Orta Asya’dan yani Ön Türklerden gelmiştir Avrupa’nın.


Özetle Avrupa’nın yazısı, dini ve dili de kendine ait değildir hatta böyle bir kökene de sahip değildir, Avrupa. Fakat Avrupa Rönesans’la birlikte büyük atılım yaparak keşifler, icatlar yapmış ve oldukça ileriye gittiği de bir başka tarihi gerçek.


Ancak kendi kökenini arayan Avrupa 1780 yılında Etrüsk Yazıtlarını bulunca “bizim kökenimiz bulundu” deyip büyük sevinç yaşar. Etrüskçe’yi Batılılar hiçbir zaman okuyamadılar. Zira Etrüsk Yazıtlarında Yunan uygarlığını bulacağını uman Batı Ön-Türkleri bulunca konuyu “hasıraltı” etmeyi yeğlemiştir.


Bunu yaparken yazıtlardaki yazılar için “bilinmeyen bir ırkın okunamayan yazısı” demeyi de ihmal etmedi Avrupalı Bilim Adamları. Yunanca bilindiği gibi sadece 2700 yıl öncesine ait bir dildir.


Avrupa’nın tarihi çok genç! Fransa 1500 yılından beri tarih sahnelerinde, tarihleri 501 yılında başlar ki Atilla 452 yılında ölmüştür.


İngiltere’nin de tarihi 1500 yıldır. En uzun tarih Almanların ki olup 2100 yıldır.


Roma’nın kökeninde Etrüskler var, Etrüsklerin kökeninde de Ön-Türkler var bulgulara göre…


Yunanistan’da da köken olarak Ön-Türkleri buluyoruz, Yunanistan’ın adı da “İçiök”dür, krallık anlamında. Yunanlıların bir bölümü Grek adı altında üst Asya’dan gelmişlerdir. ÖKERİK bunlarin ilk adı. Ökerik sıkışarak Grek haline gelir.


Kazım MİRŞAN ve Haluk TARCAN’ın savlarına göre Ön Türklerin kurduğu ilk devletin adı "BİR OY BİL”, günümüzden 12500 yıl önce. Bu devletin sona ermesiyle “TÜRÜKBİL” devleti ortaya çıkmıştır, bu devlette Türkçe konuşulurdu.


Türkleri tarih kaynakları hep göçebe olarak niteler, oysa Türkler “göçebe” değil “göçmen”di ve yerleşiktiler. Selçukluları yok eden Osmanlı göçebeleriydi, göçebe kültürüydü. Osmanlıların dayandığı oymak KAYI aşiretiydi.


Bir de Sümerlilerin Türk olduğu savı var!


Sümerler 5000 yıl önce yazıyı icat ettiler, bir nevi çivi yazısı şeklindeki bu yazıyı Batılılar söktüler. Bu yazıyı ilk söken Sir Henry C. Rawlingson “Bu Turani” bir dildir, demiştir.


Sümerce’de 1000 kadar Türkçe kelime oldugu saptandı, bundan 4–5000 yıl önce Türkçe Sümerce olarak oluşmaya başlamışken bu dil proto Türkçedir, yani ilkel bir Türkçedir.


Başka ilginç savlar da var:


Macarlar, Bulgarlar ve Finler de Türk’tü, onlar İslamiyet’e girmedikleri için Türklüklerini kaybettiler. Bugün onlara hiç kimse Türk demiyor. Sadece 300000 Gagavuzlar hariç Müslüman olan tüm Türk ırkları kimliklerini koruyabilmişler.


Konu derin, çok ilginç ve savların kesin olarak kanıtlanması halinde büyük yankılar uyandıracak, çok şey değişecek.


Özellikle Avrupa aynaya bakınca farklı şeyler görmeye başlayacak…


Yarın devam edeceğiz….




Kemal ABDULLAHOĞLU / öncevatan gzt. / 19/10/2006

0 yorum:

Yorum Gönder